Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
hur kol

DAĞLARDA BİLİNÇSİZCE TOPLANAN OTLARIN NESLİNİN YOK OLMASINA NEDEN OLMAKTADIR

Yaşam 18.04.2024 - 21:10, Güncelleme: 18.04.2024 - 21:10 4193+ kez okundu.
 

DAĞLARDA BİLİNÇSİZCE TOPLANAN OTLARIN NESLİNİN YOK OLMASINA NEDEN OLMAKTADIR

Baharın gelmesiyle vatandaşlar dağlarda, şifa için, yemeklere ve peynir içine katmak için birçok çeşit pancar topluyor. Uzmanlar bilinçsizce ve ticaret amaçlı toplanan bu bitkilerin yok olmasına endemik olan bazı türlerin neslinin kurutulmasına neden oldukları ve bunun da suç olduğu hususunda uyarılarda bulundular.
  Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde birçok şehirde dağlarda çeşit çeşit bitki yetişmektedir. Bu bitkilerin bir kısmı şifa, bir kısmı yemeklik bir kısmı da peynir içine koymak amacıyla vatandaşlar tarafından ilkbaharda dağlara çıkarak toplanmaktadır. Ancak yaylalara açılan yollarla birlikte kendi ihtiyaçlarının dışında gelir elde etmek için çuvallarla toplayıp kamyonetlerle şehir merkezlerine getirip satışı yapılmaktadır. Bu da daha çok bilinçsizce ve köklerini de sökmek suretiyle bu bitkilerin yok olmasına bitmesine ve tükenmesine neden olmaktadır. Daha tam olgunlaşmadan küçük bitki filizlerini koparıp veya çoğalmalarını engelleyecek tarzda tamamının toplanması ekoloji dengeyi de bozmaktadır. Uzmanlar bu konuya dikkat çekmek için uyarılarda bulunmaktadır. Gerekli tedbirlerin alınması ve bu konuda vatandaşların bilinçlenmesi ve bilgilendirilmesi gerektiğini açıklamalarında bulunuyorlar. Konuyla ilgili bölgede yetişen bitkilerin çeşit ve isimlerini araştıran ve kitap haline getiren Van YYÜ Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Fevzi Özgökçe önemli açıklamalarda bulundu. Prof.Dr. Fevzi Özgökçe - Van YYÜ Molekül ve Biyolojik Enerji Bölümü Öğretim Üyesi: “Van YYÜ 1982’de kurulduktan sonra bizim Van ve çevresindeki biyolojik çeşitliliğin tespiti ve bu biyoloji çeşitliliğin taranması, bilinmesi ve neticede korunması ile ilgili çok önemli çalışmalar yapıldı. Özellikle en iyi örneklerden bir tanesi malumunuz üzere Van inci kefali yani Van balığı. Bunun tanınmasıyla, bunun korunmasıyla çok güzel çalışmalar yapıldı. Aynı şekilde bitkilerle, kelebeklerle, kuşlarla diğer tüm canlılarla ilgili Van YYÜ olarak bizler bölgede 40 yıldan ziyade araştırmalarımızı, çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Şimdi bahar geldi, belirttiğiniz üzere şu anda dağlarımızda, vadilerimizde, ovalarımızda halkımız özellikle ilkbaharın ilk döneminde çıkan bitkilerden mesela kengerdir, çiriştir, işte otlu peynire katılan sirmodur, helizdir, mendodur, siyabodur bunlarla birlikte uçkun gibi bitkilerimizi maalesef potansiyelin çok üstünde ve bilinçsizce sökmektedirler. Bizler uzun yıllar bunları bilinçlendirme noktasında Doğa Koruma Milli Parklarla birlikte, Van YYÜ öğretim üyeleri olarak, bizler sürekli arazide, okullarda bunların eğitimlerini yapıyoruz. Ve bilinçlendirme çalışmalarımız devam ediyor. Peki ne yapmak lazım? Şu anda diyelim ki kenger; vatandaş şu anda doğaya gittiği andan itibaren, tabiatta, hemen, hemen vadilerin her tarafında bu kengerlerimiz, bu gevenlerimiz, tüm bu bitkilerimiz aslında oradaki biyolojik çeşitliliği, oradaki toprak örtüsünün en önemli elemanlarından bir tanesi. Bilinçsiz bir şekilde eğer zaten herkes kendi evine yetecek kadar alırsa burada bir sorun oluşturmuyor, problem meydana gelmiyor. Maalesef bu son dönemlerde yaylalara, dağlara her tarafa giden yollar açıldıktan sonra, yayla yollarımız, insanlar kamyonlarla, çok büyük araçlarla gidip orada torba, torba, kamyon, kamyon getirip bunun maalesef ticaretini yapıyorlar. Şimdi yer altı ve yerüstü zenginlikler bunlar devlete aittir. Yani kişi alıp bunları kendi malı gibi bunu satamaz ve bunu ticari bir kaynak olarak kullanamaz. Ve bunlarla ilgili çevre timimiz, özellikle Doğa Koruma ve Milli Parklarında özellikle jandarmamız da emniyetimiz bunlarla ilgili yakaladığı andan itibaren, özellikle saleptir, endemik ve nadir bitkilerdir, bunlarla ilgili gerekli olan cezai muideler uygulanmaktadır. Gerek para cezası, gerek hapis cezası bunlara verilmektedir. Şimdi uçkun bizim reom ribes olarak bildiğimiz bizim bölgemizde de yayla muzu olarak bildiğimiz şu anda Bitlis, Van, Hakkari bu bölgemizde aşırı bir şekilde toplanıyor. Ve maalesef bunlar kamyon, kamyon getirip şehir merkezlerinde satılmakla birlikte, il dışına hatta yurt dışına kadar gönderilmektedir. Şimdi bizim önerimiz, bizim tavsiyemiz; bunu aslında Ziraat Fakültelerimiz bunları üreterek halkımıza önemli bir gelir kaynağı çünkü kilosu şu anda nereden bakarsanız, şu anda ilk çıktığı andan itibaren 100, 150 TL’ye yakın satılıyor., 200 TL’ye yakın satılıyor. O zaman ne yapılması lazım? O zaman ticari bir kaynak olarak görülüyorsa bunun üretimi teşvik edilmesi lazım. Doğada söküldüğü andan itibaren, biz her zaman diyoruz ‘Hazıra Dağ Dayanmaz’ hazıra kesinlikle dağ dayanamaz ve var olan bu biyoloji çeşitlilik çok ciddi bir şekilde tehdit altına girmektedir. Mesela kenger özellikle eskiden biz sadece bölgemizde (Cynara Cardunculus) olarak bir tür olarak biliyorduk. Şu anda bütün dünyada 16 farklı kenger bitkisinin 15’i endemik ve bu endemik bitki türü Türkiye’de yayılış gösteriyor. Şimdi insanlarımız hemen ilkbaharın ilk dönemlerinde toprak üstündeki bu tomurcukları söktüğü andan itibaren köküne de zarar veriyor. Ve tabiri caizse bitkinin kökünü kurutuyor. Onun için yapılacak olan şey şu; bizler bunları bilinçlendirerek, insanlar şuan ilkbahar değil, sonbaharın tohuma geçtiği andan itibaren, tohumundan çok daha fazla miktarda, diyelim ki; hem iyi ürün elde edebilir hem de satışında çok yüksek miktarda para kazanabilir. Şu anda topladığınız kengeri 10-15 liradan satarken, sonbaharı beklese, tohuma geçişini beklese o zaman bunu 200- 300 liradan kilosunu ne yapabilir toplayıp satabilir. Hem bölgemizde çok önemli biyoçeşitliliğin, çünkü hem kelebeğin, hem böceğin o canlıların korunmasında da ilk adım. Çünkü onların besin kaynağı. Biyoçeşitliliği eğer bitki yoksa hayat yoktur. Ve hayatın devam edilebilmesi için de eko sistem için bunlar olmazsa olmazlarımız. Maalesef bir de gevenimiz var. Halk arasında guni olarak bilinen geven  bu son dönemlerde aşırı bir şekilde sökülerek toprağın en son bekçileri bunlar da zarar görüyor. İşte bunların da önüne geçebilmek adına bizler halkımızı bizi dinleyen kardeşlerimizi bu noktada daha bilinçli olmaya ve geveni sökümüne, uçkunların doğada toplanmasına ve özellikle kengerdir, helizdir, siyabodur bunlar potansiyelin çok üzerinde toplanmamalı. Şayet kendi yiyeceği için, kendi peyniri için toplayacaklarsa oradaki muhakkak tohum olarak, tohum verebilecek bitkinin de orada bırakılması gerekir. Yoksa işte helizdir, çok yaygın olarak eskiden bulunurken şu anda bulamıyoruz. İşte uçkun diyelim Van’ın Erek dağı eteklerinde rahatlıkla toplana bilinirken şu anda maalesef orada bir tek uçkun bulamazsınız. Çünkü neden? Aşırı bir potansiyelin çok üstünde toplama meydana geliyor." dedi
Baharın gelmesiyle vatandaşlar dağlarda, şifa için, yemeklere ve peynir içine katmak için birçok çeşit pancar topluyor. Uzmanlar bilinçsizce ve ticaret amaçlı toplanan bu bitkilerin yok olmasına endemik olan bazı türlerin neslinin kurutulmasına neden oldukları ve bunun da suç olduğu hususunda uyarılarda bulundular.

 

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde birçok şehirde dağlarda çeşit çeşit bitki yetişmektedir. Bu bitkilerin bir kısmı şifa, bir kısmı yemeklik bir kısmı da peynir içine koymak amacıyla vatandaşlar tarafından ilkbaharda dağlara çıkarak toplanmaktadır.

Ancak yaylalara açılan yollarla birlikte kendi ihtiyaçlarının dışında gelir elde etmek için çuvallarla toplayıp kamyonetlerle şehir merkezlerine getirip satışı yapılmaktadır. Bu da daha çok bilinçsizce ve köklerini de sökmek suretiyle bu bitkilerin yok olmasına bitmesine ve tükenmesine neden olmaktadır. Daha tam olgunlaşmadan küçük bitki filizlerini koparıp veya çoğalmalarını engelleyecek tarzda tamamının toplanması ekoloji dengeyi de bozmaktadır.

Uzmanlar bu konuya dikkat çekmek için uyarılarda bulunmaktadır. Gerekli tedbirlerin alınması ve bu konuda vatandaşların bilinçlenmesi ve bilgilendirilmesi gerektiğini açıklamalarında bulunuyorlar.

Konuyla ilgili bölgede yetişen bitkilerin çeşit ve isimlerini araştıran ve kitap haline getiren Van YYÜ Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Fevzi Özgökçe önemli açıklamalarda bulundu.

Prof.Dr. Fevzi Özgökçe - Van YYÜ Molekül ve Biyolojik Enerji Bölümü Öğretim Üyesi: “Van YYÜ 1982’de kurulduktan sonra bizim Van ve çevresindeki biyolojik çeşitliliğin tespiti ve bu biyoloji çeşitliliğin taranması, bilinmesi ve neticede korunması ile ilgili çok önemli çalışmalar yapıldı. Özellikle en iyi örneklerden bir tanesi malumunuz üzere Van inci kefali yani Van balığı. Bunun tanınmasıyla, bunun korunmasıyla çok güzel çalışmalar yapıldı. Aynı şekilde bitkilerle, kelebeklerle, kuşlarla diğer tüm canlılarla ilgili Van YYÜ olarak bizler bölgede 40 yıldan ziyade araştırmalarımızı, çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Şimdi bahar geldi, belirttiğiniz üzere şu anda dağlarımızda, vadilerimizde, ovalarımızda halkımız özellikle ilkbaharın ilk döneminde çıkan bitkilerden mesela kengerdir, çiriştir, işte otlu peynire katılan sirmodur, helizdir, mendodur, siyabodur bunlarla birlikte uçkun gibi bitkilerimizi maalesef potansiyelin çok üstünde ve bilinçsizce sökmektedirler. Bizler uzun yıllar bunları bilinçlendirme noktasında Doğa Koruma Milli Parklarla birlikte, Van YYÜ öğretim üyeleri olarak, bizler sürekli arazide, okullarda bunların eğitimlerini yapıyoruz. Ve bilinçlendirme çalışmalarımız devam ediyor. Peki ne yapmak lazım? Şu anda diyelim ki kenger; vatandaş şu anda doğaya gittiği andan itibaren, tabiatta, hemen, hemen vadilerin her tarafında bu kengerlerimiz, bu gevenlerimiz, tüm bu bitkilerimiz aslında oradaki biyolojik çeşitliliği, oradaki toprak örtüsünün en önemli elemanlarından bir tanesi. Bilinçsiz bir şekilde eğer zaten herkes kendi evine yetecek kadar alırsa burada bir sorun oluşturmuyor, problem meydana gelmiyor. Maalesef bu son dönemlerde yaylalara, dağlara her tarafa giden yollar açıldıktan sonra, yayla yollarımız, insanlar kamyonlarla, çok büyük araçlarla gidip orada torba, torba, kamyon, kamyon getirip bunun maalesef ticaretini yapıyorlar. Şimdi yer altı ve yerüstü zenginlikler bunlar devlete aittir. Yani kişi alıp bunları kendi malı gibi bunu satamaz ve bunu ticari bir kaynak olarak kullanamaz. Ve bunlarla ilgili çevre timimiz, özellikle Doğa Koruma ve Milli Parklarında özellikle jandarmamız da emniyetimiz bunlarla ilgili yakaladığı andan itibaren, özellikle saleptir, endemik ve nadir bitkilerdir, bunlarla ilgili gerekli olan cezai muideler uygulanmaktadır. Gerek para cezası, gerek hapis cezası bunlara verilmektedir. Şimdi uçkun bizim reom ribes olarak bildiğimiz bizim bölgemizde de yayla muzu olarak bildiğimiz şu anda Bitlis, Van, Hakkari bu bölgemizde aşırı bir şekilde toplanıyor. Ve maalesef bunlar kamyon, kamyon getirip şehir merkezlerinde satılmakla birlikte, il dışına hatta yurt dışına kadar gönderilmektedir. Şimdi bizim önerimiz, bizim tavsiyemiz; bunu aslında Ziraat Fakültelerimiz bunları üreterek halkımıza önemli bir gelir kaynağı çünkü kilosu şu anda nereden bakarsanız, şu anda ilk çıktığı andan itibaren 100, 150 TL’ye yakın satılıyor., 200 TL’ye yakın satılıyor. O zaman ne yapılması lazım? O zaman ticari bir kaynak olarak görülüyorsa bunun üretimi teşvik edilmesi lazım. Doğada söküldüğü andan itibaren, biz her zaman diyoruz ‘Hazıra Dağ Dayanmaz’ hazıra kesinlikle dağ dayanamaz ve var olan bu biyoloji çeşitlilik çok ciddi bir şekilde tehdit altına girmektedir. Mesela kenger özellikle eskiden biz sadece bölgemizde (Cynara Cardunculus) olarak bir tür olarak biliyorduk. Şu anda bütün dünyada 16 farklı kenger bitkisinin 15’i endemik ve bu endemik bitki türü Türkiye’de yayılış gösteriyor. Şimdi insanlarımız hemen ilkbaharın ilk dönemlerinde toprak üstündeki bu tomurcukları söktüğü andan itibaren köküne de zarar veriyor. Ve tabiri caizse bitkinin kökünü kurutuyor. Onun için yapılacak olan şey şu; bizler bunları bilinçlendirerek, insanlar şuan ilkbahar değil, sonbaharın tohuma geçtiği andan itibaren, tohumundan çok daha fazla miktarda, diyelim ki; hem iyi ürün elde edebilir hem de satışında çok yüksek miktarda para kazanabilir. Şu anda topladığınız kengeri 10-15 liradan satarken, sonbaharı beklese, tohuma geçişini beklese o zaman bunu 200- 300 liradan kilosunu ne yapabilir toplayıp satabilir. Hem bölgemizde çok önemli biyoçeşitliliğin, çünkü hem kelebeğin, hem böceğin o canlıların korunmasında da ilk adım. Çünkü onların besin kaynağı. Biyoçeşitliliği eğer bitki yoksa hayat yoktur. Ve hayatın devam edilebilmesi için de eko sistem için bunlar olmazsa olmazlarımız. Maalesef bir de gevenimiz var. Halk arasında guni olarak bilinen geven  bu son dönemlerde aşırı bir şekilde sökülerek toprağın en son bekçileri bunlar da zarar görüyor. İşte bunların da önüne geçebilmek adına bizler halkımızı bizi dinleyen kardeşlerimizi bu noktada daha bilinçli olmaya ve geveni sökümüne, uçkunların doğada toplanmasına ve özellikle kengerdir, helizdir, siyabodur bunlar potansiyelin çok üzerinde toplanmamalı. Şayet kendi yiyeceği için, kendi peyniri için toplayacaklarsa oradaki muhakkak tohum olarak, tohum verebilecek bitkinin de orada bırakılması gerekir. Yoksa işte helizdir, çok yaygın olarak eskiden bulunurken şu anda bulamıyoruz. İşte uçkun diyelim Van’ın Erek dağı eteklerinde rahatlıkla toplana bilinirken şu anda maalesef orada bir tek uçkun bulamazsınız. Çünkü neden? Aşırı bir potansiyelin çok üstünde toplama meydana geliyor." dedi

Van HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enfarklihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.